Amedspor Kürdistan takımı mıdır ?

Koca Ragıp Paşa’ya ait “Şecaat arz ederken merd-i kıbtî sirkatin söyler", tam da Mardin Eski Belediye Başkanı Ahmet Türk için söylenmiş gibi. Soyadı Türk olmasına Türk’te, adamın hem kendisi hem zihniyeti bozuk birisi.

      Sürekli Devletin aleyhinde çalışır, zaman zaman güya barış elçiliğine soyunur ama yine  uslanmaz küçük çocuklar gibi yine  eski huyundan vazgeçmez. Bölücü ve hainlik ruhuna işlemiş.
Zaman zaman Devletin ve siyasetin en önemli  yetkilileri ile görüşür, görüştürülür ama huylu huyundan vazgeçer mi?
Geçenlerde   adının Diyarbakır Spor olması gereken ama    Amedspor olarak adlandırılan spor kulübü Türkiye Süper ligine yükselme  başarısı gösterdi. Türkiye’deki birçok kulüp kendilerini kutladı kutlamasına da gel gör ki kutlamaların dozu fazla kaçmış olacak ki şimardılar, etnik gösteriler yaptılar,PKK gibi terör örgütünün bayrağını açtılar,Apo’nun resimlerini taşıdılar.
Ancak, ne polisimiz ne savcılarımız  bir şey yapmadı. Herkes sus pus.

 

Bu çılgınlıklara Devletin hiçbir biriminden ve iktidar kanadında bir ses  ve yaptırım gelmeyince Ahmet Türk TV’lerden seslenmeyi ihmal etmedi.
Ahmet Türk, “Amedspor Kürdistan takımıdır” cümlesini söylemekten çekinmedi. Tepkiler üzerine"Kürdistani halklar"ı, "Kürdistani Ruh"u temsil ettiğini ifade ederek  zihin haritasını belirginleştirdi. Diyor ki:Burada Süryani’si, Ermeni’si var, Arap’ı var birçok halk var. Bunların hepsi Kürdistani halklardır. Amedspor’da  bir Kürdistani ruh var. Siz bunların dilini,şarkısını kültürünü  kabul etmezseniz barışı nasıl sağlayacaksınız? Diyor.
Sormak lazım kendisine:
Burası Türkiye Cumhuriyetinin bir bütünlüğünü ifade etmiyor mu?
Kürdistan Takımı ne demek?
Bu düpe düz ülkenin üniter yapısına, milli kimliğine, Türk kültürüne ve Türkiye Cumhuriyetine açık bir meydan okuma değil midir?
Bu söylemin kabul edilebilir bir yanı asla yoktur.
Bu söylem ülkenin sadece coğrafi değil, kültürel de bölünme arzusunun tecellisidir. Barıştan bahseden birisinin bu cümleleri sarf etmesini nasıl kabul edebilirsiniz?
"Kürdistani", “Kürdistani Ruhu” ifadeleri  Türkiye’nin millî birliği, vatandaşlık hukuku veya Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü kabul etmemek demektir. Buna karşılık Kürtlerin  özgürlüğünün bölgesel hakimiyetini ifade etmektir. Ahmet Türk bunu bilerek ve isteyerek söylemiştir. Bunun adı BÖLÜCÜLÜKTÜR.
Diğer yandan Diyarbakır’ı yalnızca Kürt kimliğine indirgemek, bu şehrin  tarihini  ,ruhunu ve medeniyetini inkar etmek demektir. Bu şehirde yaşamış  Artuklular, Akkoyunlular, Selçuklular ve Osmanlı dönemlerinde ki Türk-İslam medeniyetini de yok saymaktır.
Diyarbakır Türk-İslam geleneğinin kadim şehirlerinden birisi olup yüz yıllarca bu kültürün oluşmasında önemli mihenk taşlarından birisi olmuştur.
Bütün bu gerçeklere rağmen halen barış sürecinden bahsetmek acaba bizi mi yoksa Kürtleri mi aldatmak olacaktır onu düşünmemiz gerekir?
Neyin barışını yapacağız?
Bizim niyetimiz  her ne kadar kardeşlik ruhumuzu geliştirmek ve pekiştirmek olsa da  Ahmet Türk gibilerinin “Kürdistani “ fikrinden ne  kadar uzaklaştırabilirsiniz?
Demek ki tv ekranına çıkıp “Biz Türkiye Cumhuriyetinden ayrılmak istemiyoruz, kardeşlik ve barış istiyoruz” gibi cilalı laflarınız sadece bir aldatmacadan ibaretmiş.
Buradan Türkiye Cumhuriyetinin Üniter yapısına sahip çıkmak; tek Devlet, tek millet ve tek bayrak altında bölünmeden ve egemen olarak yaşamak isteyen herkesin bunları bilmesini ve ona göre davranması gerekmez mi?
Ahmet Türk ve onun gibi düşünenlerin  hedefleri  “Bağımsız bir Kürdistan”kurmak ve “Kürdistani ruhu” yaratmaktır.

Ne dersiniz?
Halen daha bu düşüncelerin mimarı APO’ya”Barış Süreci Koordinatörü” gibi bir unvan verip dediklerini yapacak mısınız?
Tarih insanları yaptıkları ve söyledikleriyle not eder.
Siz tarihin hangi sayfalarında yer alacaksınız?