Bir fikir ve kadro hareketini sekteye uğratan, duraklatan, hatta bitiren sebepler

Bir fikir ve kadro hareketini sekteye uğratan, duraklatan, hatta bitiren sebepler

Mehmet Akyol
28 Ağustos 2026, 00:30
27 görüntüleme

 

HERAKLİTOS (Filozof.)
Değişimin önemini-mahiyetini anlatırken şöyle der:
“Hiç kimse aynı nehre ikinci defa giremez.
Ne nehir aynı nehirdir, ne de insan aynı insan.”

Heraklitos’un tezine göre evrende hiçbir nesne, nesnelerin hiçbir özelliği yoktur ki, değişmeden kalsın. Değişim kaçınılmaz.

İnsan değişiyor, 
kurumlar değişiyor, 
dünya değişiyor…
Türkiye değişiyor...

Küresel birliktelikler değişiyor...
Davranış kalıpları değişiyor...
Yönetim anlayışları değişiyor...

İşte Değişimi ve değişimin sonucu gelişmeyi engelleyen sosyal yapılar bağlamında sebeplere bakarsak;

1-Eğer Teşkilatta geleceğe dönük perspektifler oluşturulmamış veya oluşturulamıyorsa,

2-Yapıda Ortak akıl kaybolmuşsa, güç zehirlenmesi baş göstermişse ,

3-İstişare veya daha geniş anlamıyla  meşveret doğru yapılmıyor veya yapılamıyorsa,
Doğru yapıldığı takdirde irade sahibi insanların İyi niyetli, yapıcı eleştirilerine ve tenkitlerine tahammül edilemezse gelişme olmaz..,

Oysa biliyoruz ki,  bizde eleştiri, çoğu zaman sadakatsizlik gibi algılanır.
👉İtiraz eden “uyumsuz” insan olur.
👉Soru soran “zor insan” olur.

4-Sosyal ve kültürel yapıda Ortak gelecek tasavvuru ve hayaller tükenmiş ise,

5-Ahlaki ve etik değerler erozyona uğramış, ikircikli yönetim anlayışına alan açılmışsa,

6-En önemlisi Adalete, hakkaniyete, vicdana  dayalı,  dostluğu  zedeleyen Güven duygusu ve umut  yok olmuşsa,

7-Varlık sebebimizi görünür kılan bizi hayata geleceğe  taşıyan İdealler, ilkeler ve prensipler ortada kalkmaya yüz tutmuşsa, büyük bir aidiyetle bağlı olduğumuz değerler sistemimiz erozyona uğramışsa, referans aldığımız kültürel kodlarımız, kabullerimiz günümüz şartlarına uygun yeni düşüncelerle değişimi sağlayacak, değişime lokomotif olacak münevver/aydın, entellektüelimizin sessizliği sebebiyle, yeni fikirler üretilmiyorsa;

8-Hedef Dostluk ve yol arkadaşlığına halel  gelmiş ise; 
Bir devasa hareketin yoluna devam etmesinin zorluğunu takdirlerinize sunuyorum…

(Peki bütün bunlardan sonra ne mi olur?
👉Başlangıçta ortaya konulan insani, kültürel vizyon, zamanla sessizce rafa kaldırılır.
👉Kaynak gider.
👉Emek gider.
👉Zaman gider.
👉Heyacan gider,
👉Belki can/canlar gider. ( onbinlerce kayıp giden kadroları  hatırlayalım)
👉Sonunda Motivasyon kaybolur. Mental yorgunluk başlar…
Ama kimse çıkıp “Başta uyarmıştım” demez, diyemez…
Çünkü ulu Emre itaat şartı vardır. Lidere rağmen en başta kimse gereği gibi uyarmamıştır.

“İsabet buyurdunuz Başkanım  anlayışı
Risk aldırmadan 
Sorumluluğu üst makamlara bırakır.
👉Bu ise sosyal ve kültürel yapıyı, kurumu geliştirmez.
👉Oysa profesyonellik, salt sorumluları yanlış da olsa onaylamak değil; eksikleri, yanlışları görünür kılmaktır. Hareketi hatadan korumaktır. 
👉Gerekirse rahatsızlık üretmektir.
Rahatsızlık üretmeyen kurumlarda, zamanla atalet üretilir.

Başarılı Sonuç için sosyal ve kültürel hareketlerde önemli kriter, en belirleyici unsur; 
Ülke ve saha gerçekliği perspektifinde istemek, inanmak ve  zamanında aksiyona geçmeyi  bilmektir…
Vesselam…

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!