Gecemi gündüzüme katan, göz yaşlarımın akmasına neden olan bir dostumun gönderisi

Gecemi gündüzüme katan, göz yaşlarımın akmasına neden olan bir dostumun gönderisi

Mehmet Akyol
17 Ekim 2026, 22:41
77 görüntüleme

        Ünlü gazeteci Televizyon Programcısı sayın Aydın Tufan’ın yazısını yayınlamakta biraz imtina ettiğimi söylesem mübalağa yapmış sayılmam. Dostluğumuzun hesabını yapmaya gayret ettim  hesaba sığmayacak kadar günler, aylar ve yıllar geçmiş. Sayın Aydın tufanı Kırıkkale’de İHA’nın temsilcisi olduğum günlerden tanırım… Bir mücadele adamı olduğunu iftiharla söylerken, hep bir kahramanlık örneği verdiğini hatırlarım. Hani ben hep “ Anadolu da Anadolu “ der dururum ya, Anadolu insanının yaşam mücadelesinde bir destanlaşma oluyorsa işte sayın Aydın Tufan tam anlamı ile canlı örneğidir. 

       Hakk için halka olan hizmetlerini ve hele de bitmez tükenmez enerjisi ve geniş ufuklara uzanan hüneri ile (mesleği ile)nakşettiğini ve de vefanın bir semt adının olmadığını… Bana bahşettiği “ Duayen Gazeteci “ ödülünü verdiği gün daha iyi hatırladım. 

    O ödülü var ya o ödülü… Evimde çalışma odamın baş köşesinde saklıyorum o plaketi.  

     Bir seferinde eşim; “ Senin nice zirve kişi ve kurumlardan aldığın ödüller varken bu ödülü neden yanı başında tutarsın “  dediğimde bilgisarayın başından kalkıp o plaketi -çocuklar gibi- göklere kaldırıp başıma taç ettiğimi hiç unutamam. 

       Benim çok uzun yazmamın manası yok, bırakalım da sözü Gazeteci-Televizyoncu arkadaşım, değerli dostum Aydın Tufan’a bırakalım. 

________________________________________________________________________________

                              Mehmet Akyol Anadolu için kendini vakfetti ...

Geçmişin siyasi tecrübesini geleceğin Türkiye’sine taşımak isteyen bir isim: Mehmet Akyol.

Ankara Meclisi Anadolu Birliği

Türkiye’nin siyasi tarihinde iz bırakan isimleri ve onların yol arkadaşlarını değerlendirirken, yalnızca geçmişte üstlendikleri görevlerle yetinmek doğru değildir.

Asıl önemli olan, yılların birikimini bugün hangi hedefler doğrultusunda kullandıkları, topluma ne kazandırmak istedikleri ve gelecek nesillere nasıl bir miras bırakmayı amaçladıklarıdır.

İşte gazeteci-yazar Mehmet Akyol da bu çerçevede 80'li yıllardan beri yakın tanıdığım bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi olan biri olara değerlendirilmesi gereken isimlerden biri.

Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde İl Genel Meclisleri Genel Başkanlığı Genel Başkanlığı görevini üstlenen, Özal’ın yakın çalışma çevresinde yer alan ve onun siyasi anlayışından etkilenen isimler arasında gösterilen Mehmet Akyol, bugün de Başkent Ankara’da sosyal, kültürel ve toplumsal alandaki çalışmalarını sürdürüyor.

Turgut Özal dönemi, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasi hayatında önemli değişimlerin yaşandığı bir dönemdi. O yıllarda edinilen tecrübe, devlet yönetimini tanıma, insanlarla iletişim kurma ve toplumsal meseleleri farklı yönleriyle değerlendirme bakımından önemli bir birikim oluşturdu.

Mehmet Akyol’un bugün ortaya koyduğu çalışmaların arkasında da yıllara yayılan bu siyasi ve sosyal tecrübenin izlerini görmek mümkün.

Ankara’dan Anadolu’ya uzanan bir ideal

Mehmet Akyol’un öncülüğünde hayata geçirilen Ankara Meclisi Anadolu Birliği, dokuz sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşturulan bir yapılanma olarak dikkat çekiyor.

Bu oluşumun temel hedefi, yalnızca toplantılar düzenleyen veya belirli günlerde bir araya gelen bir sivil toplum çatısı olmak değil; Anadolu insanının birikimini harekete geçirmek, üretimi desteklemek, eğitimi yaygınlaştırmak ve ülkenin geleceğine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmek.

Bir başka ifadeyle mesele, yalnızca fikir üretmek değil, fikirleri uygulanabilir projelere dönüştürmek.

Ankara Meclisi Anadolu Birliği bünyesinde oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu, bilim, hukuk ve ilmi araştırmalar kurulları ile Tarım Akademisi, bu hedefin kurumsal ayaklarını oluşturuyor.

Eski İçişleri Bakanı ve TBMM Başkan Vekili Mehmet Gazioğlu’nun başkanlığındaki Yüksek İstişare Kurulu, farklı alanlarda deneyim sahibi isimleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Prof. Dr. Ali Akmaz’ın başkanlığındaki Tarım Akademisi ise tarımda bilgi, üretim ve verimlilik anlayışının geliştirilmesine yönelik önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.

Prof. Dr. Hayrettin İvgin’in başkanlığındaki Bilim Kurulu, Prof. Dr. Anıl Çeçen’in yer aldığı Adalet ve Hukuk Kurulu ve Hüseyin Kazan’ın başkanlığındaki İlmi Araştırmalar Kurulu da bu yapının düşünce ve araştırma boyutunu güçlendirmeyi hedefliyor.

Yasemin Güney’in başkanlığındaki Bilge Kadınlar Topluluğu ise kadınların toplumsal hayatta daha etkin roller üstlenmesi düşüncesini öne çıkarıyor.

Bütün bu çalışmaların ortak noktasında, insan kaynağını geliştirmek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek düşüncesi bulunuyor.

Üretim, eğitim ve köye dönüş…

Mehmet Akyol’un ortaya koyduğu proje başlıkları, Anadolu’nun geleceğine ilişkin geniş bir perspektif taşıyor.

Köylerin boşalması özellikle Anadolu köylerinin boşalması Sayın akyol'un bu projesinin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.

Köylere teşvik getirilmeli en azından köyde tarlasını tapan Eken biçen köylüye sigorta veya bağ-kur desteği verilmeli gibi farklı görüşleri var Sayın Akyol'un.

Okumayı yaygınlaştırma projesinin sonuçlandırılmış olması, üretim ve verimliliğin artırılması hedefi, her bölgede bir Anadolu Eğitim Enstitüsü kurulması düşüncesi ve şehirden köye dönüş projesi, üzerinde durulması gereken çalışmalar arasında yer alıyor.

Özellikle şehirden köye dönüş fikri, günümüz Türkiye’sinin önemli meselelerinden biriyle doğrudan bağlantılı.

Köylerin boşalması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, genç nüfusun kırsalda kalması ve Anadolu’nun ekonomik bakımdan güçlendirilmesi, yalnızca tarım politikalarıyla çözülebilecek meseleler değil. Eğitimden istihdama, teknolojiden sosyal imkânlara kadar pek çok alanda yeni bir anlayışa ihtiyaç var.

Eğer köyde yaşayan insanımıza yeterli ekonomik imkân, eğitim desteği, modern üretim yöntemleri ve pazara erişim sağlanabilirse şehirden köye dönüş bir temenniden çıkar, gerçekçi bir kalkınma projesine dönüşebilir.

Ankara Meclisi Anadolu Birliği’nin üretim, verimlilik ve eğitim başlıklarını aynı çatı altında değerlendirmesi bu açıdan anlamlıdır.

Elbette bu projelerin asıl başarısı, düşünce aşamasından çıkarak sahada ne ölçüde uygulanabildiğiyle ölçülecektir.

Ancak toplumsal bir ihtiyacı tespit etmek ve bu ihtiyaca yönelik çözüm arayışına girmek de önemli bir başlangıçtır.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!