
Hani hep deriz ya “İspirliyük hep birük”
İspir için, İspir’e sahip çıkmak adına herkese seslenmek istiyorum.
İSPİR
Erzurum’un merkeze en uzak ve tarihi en eski ilçelerinden birisidir İspir. Kadim bir şehir olup geçmişi Türkmen kökenli olup Saka Türklerine ve Kıpçak Türklerinin Bayındır Boyuna dayanır.
İspir coğrafi olarak Erzurum’a 143 Km mesafede ikan Rize İline 90 Km uzaklıkta olup bu nedenle halkı Dadaş-Türkmen ve Karadeniz (Laz) kültürünün etkisindedir.
İspir özellikle Kaçkar Dağlarının güney yüzünde ve Çoruh vadisinde endemik bitki türlerinin çok olması; yedi göller gibi tarihi özellikleri sahip alanlarının bulunması, tarihi yapıları; bağ- bahçe ürünleri, Coğrafi İşaret Tescil Belgesi almış İspir Fasulyesi ile ün salmış; halkının girişimci ruhu ile kendisine yer edinmiş, tarihin hiçbir döneminde Devlet- Millet ülküsünden ayrılmamış insanların yaşadığı bir yerdir. Öz be öz katışıksız Türk insanlarının yaşadığı yerdir İspir.

Özellikle arazinin dar olması nedeniyle birçok İspirli geçim derdi ile yılın birçok günlerini gurbete geçirmesine rağmen İspir’e dönmekten asla vazgeçmemiş, evine ve ocağına sahip çıkmasını bilmiştir. Gurbete giden bütün hemşehrilerimizin önemli iş imkanları elde etmeleri, dürüstlük ve yardımlaşma duygularıyla ayakta kalmış, yaşadıkları her alanda iş kurma ve yerleşme becerisini kazanmışlardır. Bugün İspirli hemşehrilerimizi yurdun her tarafında bulmak mümkündür. Hayat İspirlileri gurbete atmış olsa da gözleri , gönülleri ve mezarları İspir’dedir. Başta İstanbul olmak üzere Ankara,İzmir, Bursa, Kocaeli,Karabük, Düzce, Manisa, Antalya,Denizli,Çanakkale ve yurdun her yerinde İspirli bir esnaf bulmanız mümkündür. Özellikle un ve unlu mamul ürünleri konusunda uzmanlaştıklarını söylemek hak edilmiş bir başarı hikayesidir.
İspir saf, temiz ve katışıksız Türk insanlarının oluşturduğu bir ilçedir.
Dağlık ve zor bir coğrafi alana sahip olmasının yanında dünyanın en hızlı akan nehirlerinden olan Çoruh Nehri İspir için vazgeçilmez bir hayat kaynağıdır.
İspir ve çevresinin gelir kaynağı büyük ve küçükbaş hayvancılığın yanında bahçe -bağ ve sera bitkileri ile İspir Kuru fasulyesidir.
Çoruh Bayburt, Pazaryolu, İspir, Yusufeli ve Artvin gibi il ve ilçelerden geçerek Batum’dan Karadeniz’e dökülen 431 Km uzunluğunda ve hızlı akan bir nehirdir. Ülkemizdeki Rafting sporları için en uygun spor alanını Çoruh nehri oluşturmaktadır.
Çoruh, geçtiği her yöreye hayat veren çok önemli bir su kaynağıdır. Su olmadan yaşam olamayacağına göre bu suyun önünü kesmek, boğazını sıkmak, enerji üretilecek diye İspir ve Pazaryolu halkını cezalandırmaktan başka bir şeye hizmet etmeyecektir.
Çoruh, İspir ve çevresinin can damarıdır. Çoruh olmadığında bu dağlardaki yeşilliğin, endemik bitki türlerinin, tabiat güzelliklerinin, bağların bahçelerin böyle kalacağını mı düşünüyorsunuz.? Toprak yeşermeyecek, ağaçlar kuruyacak bitki türleri değişecek , hayvan nesli yok olacak, giderek buradan göç eden insanımız artık geri dönmeyecektir. Oysa ki İspirli hemşehrilerimiz nereye giderse gitsin yazın %80’i İspir’e döner, bağ ve bahçesini eker, sonra kışı geçirmek için tekrar yurdun çeşitli yörelerine dağılırlar ama adları, sanları ve gelenekleri İspirli olmakla bir değerlendirilir. Meşhur İspir sözüdür. “İspirliyük hep birük” Bu söz sıradan söylenmemiş, birlik ve beraberliğin anlamını vurgulayan neredeyse deyim haline gelmiştir. İspirliyük hep birük.
Merak ettiğimiz şudur.
Bugüne kadar İspir ve çevresindeki birçok dere yataklarına HES’ler kurdunuz skimse ses çıkarmadı diye mi şimdi de Çoruh Nehrine gem vuruyorsunuz?
Bu karar alınırken İspir ve Pazaryolu halkına bilgi verilip görüşleri alındı mı?
ÇED Raporu hazırlandı mı? Hazırlayanların arasında kimler vardı?
Erzurum Milletvekillerinin, Erzurum Büyükşehir,İspir ve Pazaryolu Belediye Başkanlarının, sivil toplum kuruluşlarının görüş ve düşüncelerine baş vurdunuz mu?
Kısacası İspir İnsanının ne düşündüğünü hiç merak ettiniz mi?
Devlet aklı şunu gerektirir; eğer bir yatırım yapılacaksa o yörenin halkının bilgilendirilmesi, neden ve niçin yapılacağının açık ve şeffaf bir şekilde halka anlatılması;
fayda ve zarar hesaplarının yapılması;
Her şeyden evvel tarihi mirasın nasıl korunacağının belirlenmesi;
Gerekmez mi?
Türkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devletidir. Halkın mal,can emniyetinden birinci derecede Devlet sorumludur. Büyükşehir Belediye Yasasını çıkarıp köylerimizi, meralarımızı, sularımızı köy Tüzel kişiliğinden alıp Büyükşehir Belediyelerine vererek kapımızın önüne kadar her yeri sormadan aldınız. Şimdi köylerimizde bir kulübe yapacak olsak Belediyeden izin almak ve para ödemek zorunda kalıyoruz. Bunun adı doğrudan köylü vatandaşın soyulması, kaynakların şehre akıtılması değilde nedir?
Şimdi Çoruh Nehrine gem vurmaya, elektrik üreterek birilerini zengin etmeye çalışıyorsunuz. Maksadınız bizi yerimizden yurdumuzdan göç ettirmek mi?
Bir yörenin doğasına, tarihine ve geleceğine hançer vuruluyorsa bu hançerin o yörede nasıl yaralar açabileceğinin hesabını kim verecek?
İnanıyorum ki;
Devlet aklı galip gelecek ve bu yanlıştan dönülecektir.
İspir halkı gelişme ve yeniliklere, teknolojiye karşı değildir. Elbette Elektrik üretimi önemli bir yatırımdır ama sağlıklı yaşamaktan dahamı önemlidir?
Bırakın bu kararı siz yönetenler değil, orada hayatiyetlerini devam ettirmek isteyenler karar versin.
Yukarıda ismini zikrettiğim illerde yüz civarında vakıf ve dernek vardır. Bu vakıf dernek ve köy ihtiyar heyetlerine bir sorun bakalım hangi cevabı alacaksınız?
