Kadın dokunduğu her hayata değer katan özel bir şahsiyettir
Bugün, kadınların bilgi birikimini, tecrübelerini, fikirlerini ve toplumsal katkılarını bir araya getiren Bilge Kadınlar Topluluğumuzun değerli bir üyesi olarak sizlerle aynı düşünce yapısında bulunmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum.
Sude Toprak ( Güzellik Uzmanı-Bilge Kadınlar Topluluğu Genel Sekreteri )
______________________________________________________________________________________
Güzellik uzmanı olarak mesleki hayatımı sürdürürken, aynı zamanda Bilge Kadınlar Topluluğu Genel Sekreteri olarak görev yapmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.
İnanıyorum ki kadın; yalnızca kendi hayatını güzelleştiren değil, dokunduğu her hayata değer katan, bulunduğu her ortamda fikirleriyle, emeğiyle ve duruşuyla fark yaratan güçlü bir değerdir. Kadınların sosyal hayatta, mesleki alanlarda ve karar mekanizmalarında daha aktif yer alması, toplumumuzun geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Bilge Kadınlar Topluluğu çatısı altında bizler; kadınların sesini daha güçlü duyurmayı, ortak aklı ve dayanışmayı büyütmeyi, fikirleri projelere, projeleri ise toplumsal faydaya dönüştürmeyi önemsiyoruz. Çünkü biliyoruz ki birlik olduğumuzda yalnızca kendimiz için değil, ailelerimiz, çevremiz, şehrimiz ve geleceğimiz için de kalıcı değerler üretebiliriz.
Her kesimin ve herkesin kendi ölçüleri dahilinde toplumun farklı kesimleri arasında kurulacak güçlü iletişimin ve iş birliğinin, çevremize, şehirlerimizin ve ülkemizin gelişimine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Kadınların düşüncelerinin dinlendiği, emeklerinin değerlendirildiği ve projelerinin desteklendiği bir anlayışla, daha yaşanabilir ve daha dayanışmacı bir gelecek inşa edebileceğimizi düşünüyorum.
Bizler Ankara Meclisi Anadolu Birliği’ne bağlı Bilge Kadınlar Topluluğu olarak; bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya, sosyal sorumluluk çalışmalarında yer almaya ve ülkemize değer katacak projelerde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız.
Zaman zaman bir araya gelmeyi yalnızca bir buluşma olarak değil, yeni fikirlerin doğmasına, güzel iş birliklerinin kurulmasına ve kadınların toplumsal hayattaki katkılarının daha da güçlenmesine vesile olacak kıymetli bir fırsat olarak görüyorum.
Birlikte gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı buluşmada ve yapılan ziyaretler ve tanışmada bizlere yer veren, düşüncelerimizi paylaşma imkânı sunan tüm kıymetli katılımcılara şahsım ve Bilge Kadınlar Topluluğu adına teşekkür ediyorum.
Kadınların olduğu yerde emek, dayanışma ve umut vardır. Birlikte düşündüğümüzde, birlikte ürettiğimizde ve birbirimize destek olduğumuzda geleceği çok daha güçlü kılabiliriz.
Kadının toplumdaki yeri; tarihsel süreçte, ekonomik yapılarda, dinî ve kültürel normlarda yaşanan değişimlere paralel olarak şekillenmiştir.
Hatırlatmak gerekirse; Orta Asya’daki ilk Türk devletlerinde kadın ve erkek toplumsal ve hukuki anlamda büyük ölçüde eşitti. Hatun unvanıyla kağanla birlikte yönetimde söz sahibi olan kadınlar, devlet meclislerine katılır, elçileri kabul eder ve gerektiğinde savaşırlardı.
Avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik tarım düzenine geçişle birlikte fiziksel gücün ön plana çıkması, kadının sosyo-ekonomik ve toplumsal statüsünün gerilemesine ve ataerkil aile modellerinin güçlenmesine yol açtı.
İslamiyet’in kabulü ve Osmanlı İmparatorluğu sürecinde kadınların hakları hukukî olarak korundu; ancak sosyal ve kamusal hayattaki roller ağırlıklı olarak aile yapısı, vakıflar ve saray düzeni (örneğin Kadınlar Saltanatı dönemi) içinde şekillendi.
1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile resmi nikâh, tek eşlilik ve miras konularında kadın-erkek eşitliği sağlandı. Türk kadını, 1930'da belediye, 1933'te muhtarlık ve 1934'te milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanarak pek çok Avrupa ülkesinden önce bu haklara kavuştu.
Günümüzde Kadının Durumu ve Karşılaşılan Konular
Modern Türkiye'de kadınlar eğitim, sanat, akademi, iş dünyası ve siyasette aktif roller üstlenirken, toplumsal hayatta çözüm bekleyen bazı temel alanlar bulunmaktadır:
Kadınların iş gücüne ve özellikle üst düzey yönetici pozisyonlarına katılım oranları erkeklere kıyasla daha geride kalmaktadır. Ev işleri ve bakım yüklerinin büyük ölçüde kadınların üzerinde olması bu durumu etkilemektedir.
Okullaşma ve okuma-yazma oranlarında geçmişe göre büyük ilerlemeler kaydedilse de, bazı bölgelerde ve kırsal kesimlerde kız çocuklarının eğitime erişimi konusunda hala bazı engeller sürmektedir.
Kadına yönelik fiziksel, psikolojik şiddet ile kadın cinayetleri toplumsal yapının en kritik sorunlarından biri olmaya devam etmektedir.
İmanları, iffetleri, sadâkat ve cesaretleriyle Türk-İslâm dünyasında iz bırakan birçok hanımefendi vardır ki bu manada uzanan izzetli bir yolculuğa koyulmak lazım.
Allah nasip ederse önümüzdeki yazımın konusu Türk kadınının tarihsel konumu ve bugünkü halini değerlendirmek olacaktır.
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!