Mahkeme Başkanı ilk celsede henüz suçluluğu kanıtlanmamış İBB Başkanı Ekrem İMAMOĞLU'na "Sanık Ekrem" diye hitap edebiliyorsa...
Bu mahkemeden 'Adil ve tarafsız' bir sonucun çıkmasını düşünemeyiz
Değerli dostlarım;
Son dönemlerin en trajikomik liderlerinin sahne aldığı bir siyasi oyun sergilenmekte; millet te bunu tv. ve diğer basın- yayın kuruluşlarından izlemektedir.
Asrın davası denilen- yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, irtikap gibi suçlanan CHP'lilerin yargılandığı İBB davası başladı.
Yargılamayı yapacak Mahkeme Heyetinin nasıl oluşturulduğu elbette biliniyor ama bu bilinen siyasi bir heyet görüntüsü adeta milletin gözünün içerisine baka baka 'ben bu davayı siyasi yürüteceğim' dercesine hareket etmekten çekinmiyor.
Mahkeme Başkanı ilk celsede henüz suçluluğu kanıtlanmamış İBB Başkanı Ekrem İMAMOĞLU'na "Sanık Ekrem" diye hitap edebiliyorsa bu mahkemeden 'Adil ve tarafsız' bir sonucun çıkmasını düşünemeyiz. 2400 yıl gibi bir ceza isnat edilen birisine söz verilmemesi ise tamamen bir garabettir.
Hemen belirteyim ki iddianamede bulunan bütün söylemler TCK'daki ifadeler yerine Cumhurbaşkanı'nın ağzından çıkan ve kamuoyuna yansıyan söylemlerden oluşması da bu yargılamanın tarafsızlığına ağır bir gölge düşürmektedir.
Asrın davası denilerek ortaya çıkan soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın dava başlamadan önce Adalet Bakanı olarak atanması ise davanın iyice siyasallaştığını ortaya koyan önemli verilerden birisi olmaya devam ediyor. Yok muydu Adalet Bakanı olacak başka birisi?
Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet ve irtikap gibi kamu malına yönelik suçlar ağır suçlar olup bunu vicdan sahibi hiçbir vatandaşın kabul etmesi mümkün değildir. Ben de bu iddiaların tarafsız ve adil bir biçimde yargılanıp ortaya çıkarılmasından yanayım. Kim milletin kör kuruşuna tenezzül etmişse Allah bin türlü belasını versin.
Ancak;
Yargılamanın adil ve tarafsız olaması, 'olmazsa olmaz' ön şartlardan birisidir.
Allah Kur'an'ı Kerim'in Rahman Süresi'nin 9. Ayetinde "Tartıyı adaletle doğru tutun";Mümtehine Süresi 8. Ayeti ve Hucuret Süresi 9. Ayetinde "Allah adaletle davrananları sever" diye hüküm ifade etmektedir.
İBB Soruşturmasında zanlılar özetle diyor ki:" Biz hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, irtikap gibi suçları işlemedik, bu siyasi bir davadır, biz kendimizin halkın önünde TV ekranlarında savunmak ve aklanmak istiyoruz"
Hz. Ali'nin olduğu söylenen ve herkesin bildiği "Devletin dini adalettir" sözünün gereği Devlet adaleti sağlamak zorundadır. Bunu sağlamanın yolu ise zanlıların istediği bir yargılama usulüne yönelmek ve bundan korkmamak gerekir. Devlet, bireyin mutluluğu ve hakkı için vardır. Eğer Devlet bu görevini yapamaz ise bireylerin bağlılığını isteyemez.
Gelinen noktada:
Toplumun mutluluğu, bütünlüğü ve geleceği açısından sizden adil yargılama isteyenlere bu hakkın tanınması şarttır.
Bu konuda bir çift sözümüzde bugün siyasi iktidarın ortağı ve ateşli savunucusu olan D. Bahçeliye söylemek isterim.
Ekranlara çıkıp İBB davasının TV' lerden açık olarak yargılanmasını kabul edip, bunun mahşeri vicdanın bir gereği olarak söyledikten sonra Meclisteki bu önergeye grubunuzun 'RED" oyu vermesi sizin için onarılmaz bir yara olmuştur.
Adaleti istemek, adaleti savunmak ve bireylerin haksızlıklara karşı korunması için çaba harcamak her insanın olduğu kadar her siyasi partinin de borcudur.
Erich From diyor ki: "Adaletin olmadığı yerde ruh sağlığı bozulur, Çünkü adaletsizlik, insanın iç huzurunu kemiren bir zehirdir.
Dostoyeviski diyor ki:
Ya hatalarınla yüzleşir;
Ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin.
Bırakın, herkes hatalarıyla ya yüzleşsin, ya da yüzsüzleşsinler.
Galeri
Büyütmek için tıklayın

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!