Okumak o kadar önemlidir ki, okudukça insan hem kültürünü geliştirir, hem de kariyer kazanır.

Okumak o kadar önemlidir ki, okudukça insan hem kültürünü geliştirir, hem de kariyer kazanır.

    Beş yaşımda okumaya başlatmıştı rahmetli dedem… İlk okula başladığımda   okumanın güzelliği, özelliği, önemliliği ile ilgisini öylesine fark ettim ki anlatılamaz. 

    Her sınıfa geçişimde fart ettim okumanın önemini. Belki biraz abartılı olacak ama mutlaka sınıf birincisi ben olurdum, hatta okul birinciliği bile benim standardım olmuştu. 

   İlkokula gitmeden okuma alışkanlığımı hala sürdürüyorum Allah sizi inandırsın. 

    Hem yetim, hem öksüz büyümüş birisinin böylesine okuma hasleti ile nadir görünür bir şey olmalı. 

    Biliyor musunuz, bu yaşımda bile hiç, ama hiç okumadan yattığımı hatırlamıyorum. 

    Hayatta ne kadar acı ve çile varsa çekmiş bir garip olarak tüm engelleri okumam sayesinde aştığımı söylesem belki inanan zor çıkar ancak gerçeğin ta kendisi.    

    Ne tür kitap olursa olsun, okuduktan sonra bağrıma bastığımı, hatta yatarken bile koynuma saklamak istediğimi anlatsam belki “ Bu kadar da değildir “ diyen olacaktır şüphesiz. 

      Bunun içindir ki fırsat buldukça şiirler düzer, fıkralar ve deyişlerle süslerim hayatımı…

  • Okuyarak aydınlanan nesiller gibi kaçı var bir bilseniz.  

Anladım ki, okumak insanı bir nevi tiryakileştiriyor insanı.. Daha önemlisi ne biliyor musunuz ‘ kelime dağarcığını zenginleştiriyor .’

 Bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı ahlâkını güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı hayata farklı bakmanı sağlıyor, bir kısmı içindeki sevgi, merhameti arttırıyor, bir kısmı özgüvenini arttırıyor, düşünmeni, sorgulamanı tetikliyor, olaylar karşısında nasıl davranman gerektiğini öğretiyor… “Yetişen zekâları kitaplarla beslemeyen milletler, hüsrana mahkûmdur.”

“İnsanlık yalanı ve adaletsizliği kılıçla değil, kitapla yenecektir.”

 

“Pırlantadan alınmayan vergi, kitaptan alınıyordu çünkü pırlanta alandan değil, kitap okuyanlardan korkuluyordu.”

 

 

“Kitaplar bir odanın olduğu gibi, bir kafanın süsü olmaktan ibaret değildir, onlar uygar her insanın günlük ekmeği, ruhun gıdasıdır.”

 

Bir düşünür şöyle diyor: “Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bundan doğacak felaket azalmaz.”  

    Okumak ve kitap deyince o kadar söyleyecek sözüm oluyor ki anlatamam. 

    En iyisi bu konuda, bu günlük bu kadar yetsin derken sormak istiyorum:   “ Bu gün ne kadar okudunuz ve yarın itibarı ile ne kadar okuyacaksınız ? 

          Hangi dilden, hangi yazardan olursa olsun okuyun lütfen; Cenab-ı Hakk ilk emrinde “ OKU “ dediğine göre bunda bir hikmet-i ilahi vardır.

                                      MEHMET AKYOL