Devlet köyü ve köylüleri hiçe saysa da onlar bakınız mucizevi unsurları halkın hizmetine nasıl sunuyor ?
Anadolu insanına değer verilmese de onlar hem kendi rızıklarını temin ediyorlar, hem de bizlere doğanın en sıhhatli ürünlerini sunuyorlar
Anadolu’nun bir ucunda ailesiyle birlikte kurduğu çiftlikte üretimi büyüten bir emek hikayesi, diğer ucunda ise dağlarda arıların izini sürerek doğanın en saf balını sofralara ulaştıran genç bir üretici...
Farklı yolları seçseler de ikisinin de ortak noktası alın teri, sabır ve üretime olan inançları. Bu iki hikâye, kırsalda emeğin hâlâ en büyük değer olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor
Kırsalda başarı, çoğu zaman büyük yatırımlarla değil; bilgi, sabır ve vazgeçmeyen insanlarla yazılıyor. Kahramanmaraş'ta dağları karış karış dolaşıp doğal bal toplayan Okan Demir de bunun en güzel örneklerinden. Biri aile dayanışmasını üretime dönüştürüyor, diğeri doğaya zarar vermeden elde ettiği balıyla geçimini sağlıyor. Anadolu'nun iki farklı noktasından yükselen bu hikâyeler, emeğin karşılığını bulduğu üretim modeline ışık tutuyor.

ARILARIN İZİNDE DOĞAL BAL YOLCULUĞU
Kahramanmaraş'ta yaşayan Okan Demir, yıllardır doğanın sunduğu en saf hazinelerden biri olan organik dağ ve kaya balının izini sürüyor. Her gün dağları ve ormanları adeta bir dedektif gibi inceleyerek, yabani arıların peşine düşen 32 yaşındaki Demir, arıların ürettiği katkısız balları doğaya zarar vermeden topluyor. Demir, elde ettiği bu eşsiz ballardan kaya balın kilosunu 7, kaya balınkini ise 8 bin liraya satarak ailesinin geçimini sağlıyor. Kahramanmaraş'ın Göksun İlçesi Kavşut Köyü'nde yaşayan arıcı Okan Demir, Binboğa Dağı'nda haziran ayından aralığa kadar doğanın derinliklerinde arıların uçuş rotalarını takip ederek, organik bal üretimi yapıyor. Arıların doğal yaşam alanlarına zarar vermeden bal toplayan Okan Demir, arıları ise kovanlara alarak köyüne getiriyor.

BİZİM İÇİN HARİTA GİBİ
Yaban arılarının izini sürerek, organik dağ ballarını toplayarak geçimini sağlayan Okan Demir, arıların ormanlardaki sulara gelip içmesini gözlemleyerek yuvalarına ulaşıyor. Demir arılar için koyduğu su noktalarını işaretleyip, şerbet yaparak arıları kovana yönlendirdiğini belirterek; "Böylece, doğru balı toplamak için arıların gidiş yönünü takip ediyorum ve yuvalarına zarar vermeden saf balı elde ediyorum. Arıların uçuş güzergahları bizim için bir harita gibi. Doğaya ve arılara zarar vermeden bu balı toplamak için titizlikle çalışıyorum" diye konuştu.
DOĞAL OLANA TALEP YÜKSEK
Okan Demir, organik dağ ve kaya ballarını üretim sürecinin zorluğu ve doğallığını göz önünde bulundurarak fiyatlandırıyor. Demir'in Dağ balını kilogram başına 7 bin TL'den alıcı bulurken, kaya balı ise 8 bin TL'ye satılıyor. Ancak Demir, bu fiyatların tamamen ürünün doğallığına dayandığını belirterek; "Dağlarda ve ormanlarda saatlerce uğraşarak, en doğal balı topluyoruz. Balımızın kalitesi, içeriğindeki katkı maddelerinin sıfır olmasıyla kendini gösteriyor" dedi.
DİĞER TARAFTAN
Niğde’nin Bahçeli beldesinde elektrik-elektronik öğretmeni Mahmut Kuyumcu, emekli olduktan sonra kurduğu örnek çiftlikle dikkat çekmektedir. Dört çocuğuyla birlikte hayata geçirdiği bu girişimde çocuklarının veterinerlik, zootekni gibi alanlarda eğitim almasını sağlayarak aile dayanışmasını üretime dönüştüren ilham verici bir başarı hikayesi sunmaktadır.
Mahmut Kuyumcu Aile Çiftliği ve Detayları
Şehir hayatının stresinden uzaklaşma kararı alan Mahmut Kuyumcu, emeklilik sonrası Niğde merkeze bağlı Bahçeli beldesinde kendi aile çiftliğini kurmuştur. Bu süreçte onu en çok motive eden şey, çocuklarının da tarım ve hayvancılık alanında eğitim alarak üretime aktif bir şekilde katılması olmuştur.

Niğde'de ilham veren aile çiftlikleri dendiğinde akla ilk gelenlerden biri şehrin kırsalında yer alan Kuyumcu ailesidir. Şehir merkezinde beklemek yerine köylerine dönerek geleneksel üretimi seçen ve tarımsal dayanışmanın en somut örneğini sergileyen aile, kurdukları çiftlikle yöredeki genç çiftçilere eşsiz bir vizyon sunuyor. [1]
Doğayla İç İçe Örnek Çiftlik Modeli
Kuyumcular, hem kendi aile geçimlerini topraktan sağladıkları organik üretimle sürdürüyor hem de bölgedeki diğer üreticilerin emeğine değer katan yenilikçi bir tarım modeli uyguluyor. Şehirden kırsala tersine göçün ve aile içi dayanışmanın başarılı bir hikayesi olan bu çiftlik, bölgede tarımsal kalkınmanın sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Ailenin bu serüveni hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz Sabah bağlantısı üzerinden detaylı habere göz atabilirsiniz. [1]
Kadın Girişimciliği ve Başarı Hikayeleri
Niğde’nin bereketli topraklarında sadece aile işletmeleri değil, aynı zamanda erkek egemen tarım sektörüne meydan okuyan kadın girişimcilerin kurduğu örnek çiftlikler de bulunuyor. Örneğin; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın genç çiftçi hibelerini değerlendiren girişimciler, Hüsniye köyü gibi bölgelerde kendi küçükbaş hayvan tesislerini kurarak aile bütçelerine ve bölge ekonomisine büyük katkılar sunuyorlar. Bu girişimci ruhlu üreticiler, bölgede birçok kadına kendi ayakları üzerinde durmaları için cesaret veriyor. [1]
Kültürel ve Turistik Bir Deneyim
Eğer aile çiftliği kültürünü alternatif bir turizm ve geleneksel yaşam deneyimi ile harmanlamak isterseniz, Altay/Ulukışla mevkiinde bulunan Atamekan At Çiftliği mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. [1]
- Faaliyetler: Geleneksel Kazak Otağ çadırlarında yöresel yemekler yiyebilir, at binme ve okçuluk gibi ata sporlarını deneyimleyebilirsiniz. [1]
- Öne Çıkanlar: Aileniz ve çocuklarınızla birlikte Orta Asya'nın kadim kültürünü doğanın içinde yaşayabileceğiniz bu merkeze Atamekan At Çiftliği Haritası üzerinden kolayca ulaşabilirsiniz. [1]
Anadolu'da hem üretim hem de kültürel mirası ayakta tutma üzerine ilham veren bu örnekler, tarımsal dönüşümün ve aile dayanışmasının Niğde'de ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. [1, 2]

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!